Algoritmalar nasıl yatırım danışmanlığı yapar?

July 26, 2020

Günümüzde finansal piyasalarda milisaniyeler mertebesinde gerçekleşen yüksek frekanslı işlemlerden, yatırım vadesi 3-5 yıl olan uzun vadeli sistematik yatırım ürünlerine kadar birçok yatırım teknolojisinde algoritmalardan faydalanılıyor. Gelişen yazılım sistemleri, artan veri miktarı ve veri modelleme tekniklerindeki ilerlemeler yatırım dünyasında algoritma kelimesinin her geçen gün daha sık duymamıza neden oluyor.

Algoritma nedir?

Algoritma kelime anlamıyla bir sorunu çözmek veya belirlenmiş bir amaca ulaşmak için tasarlanan yola, takip edilen işlem basamaklarına verilen isimdir. Yatırım dünyası içerisinde oldukça geniş bir perspektifte çok farklı amaçlarla algoritmaların kullanılması kimi zaman ne işe yaradıklarını ve ne yaptıklarını anlamayı zorlaştırıyor. Bu yazıda uzun vadeli yatırım stratejileri sunan robo-danışman uygulamalarının algoritmalardan nasıl faydalandığını ve müşterilerine nasıl avantaj sağladıklarından bahsedeceğiz.

Algoritmalar yatırım süreçlerinin otomasyonu için kullanılır 

Robo-danışmanları kısaca yatırımcılara risk profilleri doğrultusunda varlık dağılımı önerisi yapan dijital platformlardır. Yatırım danışmanlığı ve portföy yönetiminde yapılan birçok işi dijital ortamda gerçekleştirebilmek yani otonom hale getirmek için algoritmaları kullanır. Robo danışmanlar,

  • Risk profilinizin çıkarılması
  • Öneri Varlık dağılımının hesaplanması
  • Porföyde değişiklikler yapılması ve güncellenmesi
  • 7/24 portföyünüzün raporlanması

gibi birçok işi algoritmaları kullanarak yapar.

Her ne kadar robo-danışman müşterilerine hizmet verirken birçok algoritmadan faydalansa da, yatırım performansı merak edilen konuların başında geldiğinden öneri varlık dağılımlarını hesaplamakta kullanılan algoritmaları ele alalım.

Varlık dağılımı önerileri nasıl yapılır?

Öncelikle varlık dağılımı hesaplamanın birinci amacı iyi çeşitlendirilmiş bir portföy elde ederek uzun vadede daha az risk ile daha yüksek getiri elde etmektir. Biz burada,

Wealthfront,Betterment,Charles Schwab

gibi en bilinen robo-danışman platformlarının kullandıkları modern portföy teorisinini (MPT) esas alalım. Dileyen yukarıdaki linklerden bu şirketlerin kullandıkları metodolojiler hakkında daha ayrıntılı bilgi sahibi olabilir.  Örneğin, bankada yakın vadede ihtiyacınız olmayan bir miktar paranız var ve vadeli hesabın üzerinde getiri hedefliyorsunuz. Bu durumda riskli yatırım ürünlerinden bir portföy oluşturarak bu getiri hedefine ulaşabilirsiniz. Doğal olarak arzuladığımız getiriye en az miktarda risk alarak ulaşmak istiyoruz. Bunun en bilinen yolu getiri potansiyeline sahip aynı anda birden çok yatırım aracı kullanarak iyi çeşitlendirme yapmak, bu yolla getiriden vazgeçmeden riskleri minimize etmektir. Örneğin tahvil bono, özel sektör tahvilleri, eurobond, altın, hisse fonlarından bir portföy oluşturmak istiyoruz. Bu yatırım araçlarını kullanarak aldığımız riske karşın en iyi getiri elde edebileceğimiz varlık dağılımı nedir? Daha düz bir tabirle hangi yatırım aracına ne kadar yatırım yapmalıyız?

Örnek varlık dağılımı

Modern Portföy Teorisi (MPT) 

Markowitz tarafından ortaya atılan, Nobel ödüllü modern portföy teorisi finans dünyasında bu temel problemin çözümünde bir mihenk taşı olmuştur. Birçok robo-danışmanın kullandığı varlık dağılımı hesaplama metodolojisi bu yönteme dayanır. Şunu da belirtelim ki modern portföy teorisi sadece robo-danışmanlar değil sistematik yatırım anlayışına sahip olan birçok yatırım ürünü içerisinde kullanılmaktadır.

Matematik kullanmadan bu teorinin ne işe yaradığını anlamaya çalışalım. Teori özetle yatırım araçlarının,

  • Getirilerini
  • Risklerini (getirilerin standart sapması ile ölçülür)
  • Aralarındaki ilişki (genellikle getiriler arası korelasyon ile ölçülür)

bilmeniz durumunda, bir yatırımcının risk seviyesine en uygun (getiri/risk oranı en yüksek) portföy dağılımını hesaplayabilmesine olanak tanıyor. Bu hesabı yaparken de yatırımcıların riskten kaçındığını, yani bir diğer ifade ile risk oranı arttıkça, bu riskin karşılığında elde edilecek getiri beklentisindeki artış miktarının sürekli yükseldiğini varsayıyor. Bu yöntemin iyi bir sonuç verebilmesi, ilişkileri, riskleri ve getirileri iyi tahmin edebilmemizden geçiyor ve başarıyı etkileyen en önemli faktörler getiri ve risk tahmininde kullanılan metodolojiler oluyor.

Getiri, risk ve ilişkiler bütün mesele bu mu?

Kısa bir cevapla “Evet”. Ancak yatırım araçlarının getirileri tahmin etmek, riskleri tanımlamak ve hesaplamak, bu doğrultuda ilişkileri ölçmek, belirsizliğin çok yüksek olduğu yatırım ortamlarında hiç de basit bir iş değil. Her ne kadar algoritmalar aracılığı ile bu hesaplar yapılsa da bu hesapların nasıl yapılacağı genelde tecrübeli yatırım profesyonellerinin kurduğu ekonometrik modellere dayanıyor. Dolayısıyla günümüzde robo-danışmanlar müşterileri için hesapları otomatik olarak gerçekleştirse de birçok robo-danışmanın arkasında insan zekası, öngörüsü ve tecrübesi ile oluşturulmuş finansal modeller var.

Sonuç

Robo-danışmanlar algoritmalar aracılığı ile piyasadaki fırsatları kara çevirip sizi kısa sürede zengin edecek akıllı robotlar değildir. Ekonometrik modellerden faydalanarak müşterilerinin risk profillerine uygun optimize edilmiş portföyler sunarlar ve algoritmalar aracılığı ile süreçlerin otomasyonunu sağlarlar. Bu şekilde aynı anda milyonlarca kişiye hizmet verirler.  


Dr. Yener Ülker

Yatırımcıların finansal hedeflerine ulaşmasına yardımcı olan sistematik yatırım stratejileri ve dijital yatırım teknolojiler geliştiren miks'in kurucu ortağı. Ekonomi, yatırım, istatistik başlıca ilgi alanları. Olasılık modelleme alanında doktora çalışmasını İstanbul Teknik Üniversitesinde tamamlamıştır.